Klasik bir eser için doğru çeviriyi seçmenin en sağlam yolu, önce bu okumadan ne beklediğinizi belirlemek, sonra aday baskıların gerçekten hangi çeviriyi içerdiğini doğrulamaktır. Ardından çevirmenin açıkladığı yöntemi, şiir ya da düzyazı biçimini, notların kapsamını ve aynı üç pasajdaki somut tercihleri karşılaştırın. Böylece “en iyi çeviri hangisi?” gibi yanıltıcı bir sıralama yerine, bu okuma için hangi sesin, ritmin ve desteğin daha uygun olduğuna karar verebilirsiniz.
Kısa karar özeti
Çeviriyi bütün zamanların kazananı olarak değil, bu okumanın amacına göre seçin.
Metni karşılaştırmadan önce çevirmeni, ilk çeviri tarihini, baskı tarihini, revizyonu, tamlığı ve biçimi doğrulayın.
Sadakati sözcüğü sözcüğüne yakınlık değil; anlam, ses, biçim, belirsizlik, imge, tekrar, söz dizimi ve dil düzeyi üzerinden değerlendirin.
Açılışı, karakter sesini taşıyan bir sahneyi ve eserin en güç biçimsel ya da düşünsel bölümünü karşılaştırın.
Örnekler okuma deneyimini gösterebilir; bilmediğiniz kaynak dile karşı doğruluğu tek başına kanıtlayamaz.
Çevirileri karşılaştırmadan önce neyi belirlemelisiniz?
Önce okuma amacınızı ve elinizdeki baskının kimliğini belirlemelisiniz. İlk okumanızda olay örgüsünün rahat izlenmesini mi, kaynak metnin yabancı dokusunu hissetmeyi mi, şiirsel sesi mi, ders için açıklama desteğini mi, yoksa sahnede söylenebilirliği mi önemsediğinizi tek cümleyle yazın. Aynı eser için mantıklı olan iki çeviri, bu amaçlardan farklılarına hizmet edebilir; bu yüzden amaç belirlenmeden yapılan örnek karşılaştırması kolayca yalnızca “hangisi daha hoş?” sorusuna indirgenir.
Sonra kitabın başlık ve telif sayfalarını, ISBN bilgisini ve yayınevi kaydını birlikte inceleyin. Kapakta ya da satış sayfasında görülen yakın tarih, çevirinin ilk yayımlandığı yılı değil, yalnızca eldeki baskının tarihini gösterebilir. Bu nedenle çevirmenin adı, çevirinin ilk yayın tarihi, mevcut baskının tarihi, gözden geçirilme durumu, metnin tamlığı ve sunuluş biçimi ayrı ayrı kaydedilmelidir. The Same Passage, yayınevi ve kütüphane kayıtlarını fiziksel kitapların telif sayfalarıyla eşleştiriyor ve eşleştirmenin güven düzeyini ayrıca belirtiyor.
Çevirmenin adı ve varsa ortak çevirmenler
Çevirinin ilk yayın tarihi ile eldeki baskının tarihi
Gözden geçirilmiş, düzeltilmiş ya da yeniden düzenlenmiş olup olmadığı
Tam metin, seçki, kısaltma veya uyarlama niteliği
Düzyazı, şiir, manzum oyun ya da başka bir sunuluş biçimi
Baskıyı kesinleştiren ISBN ve yayınevi kaydı
Adayları aynı kapsamda tutun. Tam metin arıyorsanız kısaltılmış bir baskıyı, kaynakla karşılaştırma yapacaksanız serbest uyarlamayı doğrudan eşdeğer aday saymayın. Kısaltma ya da uyarlama bilinçli olarak seçilebilir; ancak tam metinle aynı kapsamda değerlendirilmemelidir. Bu ön eleme edebî bir hüküm değildir: yalnızca farklı amaçlar için hazırlanmış kitapların, kapakta aynı eser adı bulunduğu için yanlışlıkla aynı kategoriye konmasını önler.
Daha yeni bir yayın tarihi daha iyi çeviri anlamına gelir mi?
Hayır; tarih bir kalite puanı değil, araştırılması gereken bir bilgidir. Önce çevirinin ilk yayımlandığı tarih ile yeniden basım, gözden geçirilmiş baskı veya yeni kapaklı sunum tarihini ayırın. Yeni tarih tek başına daha doğru, daha akıcı, daha eksiksiz veya daha iyi açıklanmış bir metin anlamına gelmez. Eski tarih de metnin mutlaka ağır, eksik ya da günümüz okuruna uzak olduğunu göstermez. Tarihi, adayın dilini ve yöntemini neden incelemeniz gerektiğini söyleyen bir ipucu olarak kullanın.
University of Edinburgh araştırma özeti; dili yenileme, değişen çeviri normlarına cevap verme, hataları düzeltme, başka bir yorum geliştirme ve daha yeni ya da daha eksiksiz bir kaynak baskı kullanma gibi nedenler sıralıyor. Bunlar belirli bir yeniden çevirinin başarılı olduğunu kanıtlamaz; yalnızca neden yapılmış olabileceğini açıklar. Brian Nelson da nihai bir çeviri fikrini reddediyor; yeniden çeviriyi ses, deyimsel doğallık ve kaynak dilin yabancılığını koruma arasında kurulan tercihlerle açıklıyor.
Çevirmenin önsözünde hangi soruna cevap verdiğine bakın.
Hangi kaynak baskının kullanıldığını ve metnin gözden geçirilip geçirilmediğini araştırın.
Eski ve yeni adaylarda aynı pasajın sesini, açıklığını ve biçimini doğrudan karşılaştırın.
Yayınevinin “yeni”, “çağdaş” ya da “klasik” gibi tanıtım sözlerini sonuç değil, incelenecek iddia sayın.
Sadakat ve okunabilirlik sayfada gerçekte ne anlama gelir?
Sadakat ve okunabilirlik tek birer ölçü değil, metinde gözlenebilen karar kümeleridir. Lawrence Venuti, her edebî çeviriyi kısmi bir yorum ve çevirmeni de görünmez bir taşıyıcıdan çok bir yazar olarak ele alıyor. Bu nedenle “sadık mı?” sorusunu parçalara ayırın: Anlamın hangi yönleri korunmış, anlatıcı nasıl konuşuyor, belirsizlik açıklığa mı kavuşturulmuş, imgeler ve tekrarlar sürüyor mu, cümle yapısı ile dil düzeyi nasıl değişmiş? Böyle bakınca beğeni ile kanıt birbirine karışmaz.
Open University karşılaştırması, sözcüklerin birden çok anlam taşıyabildiğini ve kaynak dil ile hedef dilin söz dizimini farklı kurabildiğini gösteriyor. Dolayısıyla kaynak sırayı mekanik biçimde izlemek her sorumluluğu yerine getirmez. Hedef dilde doğal akan bir anlatım ile kaynak dilin yabancılığını görünür tutan bir anlatım, eserin farklı yanlarını koruyup farklı yanlarını geriye itebilir. Kaynak dili bilmiyorsanız yalnızca pürüzsüzlüğe bakarak doğruluk, yalnızca tuhaflığa bakarak kaynağa yakınlık sonucu çıkaramazsınız.
Anlam: Cümle hangi temel eylemi, ilişkiyi veya düşünceyi öne çıkarıyor?
Ses: Anlatıcı ve karakterler resmî, gündelik, sert, nükteli ya da mesafeli mi duyuluyor?
Belirsizlik: Çeviri yoruma açık noktayı koruyor mu, yoksa tek anlama mı bağlıyor?
İmge ve tekrar: Yinelenen sözcükler, benzetmeler ve kalıplar görünür kalıyor mu?
Söz dizimi ve dil düzeyi: Akış doğal mı; dönemin, toplumsal konumun veya türün farkları hissediliyor mu?
Biçim: Paragraf, dize, ritim ve duraklar okuma deneyimini nasıl yönlendiriyor?
Şiir, destan veya oyun için nazım mı, düzyazı mı seçmelisiniz?
Nazım ya da düzyazı evrensel olarak üstün değildir; istediğiniz hız, ses, dize görünümü, sahne etkisi ve düşünsel açıklığa göre seçim yapmalısınız. Baskının düzyazı mı, ölçülü ya da serbest şiir mi, manzum oyun mu kullandığını; kaynakla aynı dize sayısını hedefleyip hedeflemediğini ve tekrar eden bir ölçü kurup kurmadığını inceleyin. Biçim; hız, ses, satır sonu, tekrar, sahnede söylenebilirlik ve düşüncenin akışı üzerinde hissedilir tercihler yaratır.
Nazım ritmi, dize sonlarını ve tekrarları öne çıkarabilir; düzyazı ise anlatının kesintisiz hareketini veya kavramsal bağlantıları daha görünür kılabilir. Bunlar otomatik sonuçlar değildir: başarısı esere, dile ve çevirmenin uygulamasına bağlıdır. Open University, dillerin ritmi farklı biçimde örgütlediğini; kaynak ölçüyü hedef dilde yinelemenin aynı etkiyi kendiliğinden üretmediğini açıklıyor. Penguin'ın Odysseia rehberi de düzyazı, şiir, manzum oyun ve uyarlamayı farklı okuma amaçlarına bağlanan ayrı seçenekler olarak sunuyor; tanıtımdaki sıralamalar ise tarafsız hüküm değildir.
Okuma önceliğine göre incelenecek işaretler ve olası bedeller
Okur önceliği
Aranacak işaretler
Olası ödün
Olay örgüsünü rahat izlemek
Açık cümle ilişkileri, tutarlı adlandırma, kesintisiz anlatı hareketi
Kaynak dilin bazı yabancılıkları veya biçimsel sürtünmeleri daha az görünür olabilir
Şiirsel sesi duymak
Ritim, dize sonları, ses tekrarları, duraklar ve yüksek sesle akış
Söz dizimi sıkışabilir veya bazı anlamlar daha dolaylı kurulabilir
Sahnede okumak
Konuşulabilir cümleler, karakter seslerinin ayrışması ve işitilebilir tempo
Sayfada görülen kaynak biçimi ya da ayrıntılı açıklama ikinci planda kalabilir
Ders veya araştırma desteği
Açıklama notları, kaynakça, kronoloji, sözlükçe ve metin varyantları
Notlara sık geçiş, ilk okumadaki akışı yavaşlatabilir
Kaynak dokusunu izlemek
Tekrarların, belirsizliğin, yabancı söz dizimi izlerinin ve biçimsel kalıpların görünürlüğü
Hedef dildeki akış daha alışılmadık veya daha yoğun hissedilebilir
Bir baskı ne kadar açıklayıcı malzeme sunmalı?
Doğru miktar, kesintisiz okuma mı, hızlı yön bulma mı yoksa ayrıntılı çalışma mı istediğinize bağlıdır. “Açıklamalı baskı” etiketine güvenmek yerine içindekiler sayfasını ve birkaç notlu sayfayı inceleyin. Oxford World's Classics tanıtımı; giriş, açıklama notları, kronoloji, kaynakça, harita, sözlükçe, dizin, görsel ve ekleri olası yardımcı malzemeler arasında sayıyor. Aynı çeviri, farklı baskılarda bambaşka bir okuma desteğiyle sunulabilir; bu yüzden yalnızca çevirmeni değil, baskının tamamını seçersiniz.
Notların nerede durduğu da önemlidir. Sayfa altındaki kısa açıklamalar anında yardım ederken sık sık dikkati bölebilir; sonnotlar ana metni daha temiz bırakır ama ileri geri gitmeyi gerektirir. Notların eski sözcükleri, tarihsel bağlamı, şiir biçimini, metin farklarını mı yoksa yorumu mu açıkladığını örnekleyin. Open University örneği, çevrilmiş bir satırın tek başına taşıyamadığı kültürel ya da dilsel bilgiyi notların sağlayabildiğini gösteriyor. Yine de daha çok not, her okuma için daha iyi demek değildir.
Çevirmenin yöntem yazısını eleştirel girişten ayırın. Venuti, çevirmenin giriş yazısının o versiyonu ayıran yorum ve üslup kararlarını açıklayabileceğini belirtiyor. Eleştirel giriş ise eserin tarihini, olay örgüsünü ve yorum geleneğini tartışabilir. Sürprizleri korumak istiyorsanız önce içindekiler sayfasına ve yayınevi açıklamasına bakın; kapsamı belirsiz girişi kitabı bitirene kadar erteleyin. Çevirmenin yazmış olması, girişin otomatik olarak yorumsuz ya da olay ayrıntılarından arınmış olduğu anlamına gelmez.
İlk okuma için: kısa yönlendirme, erişilebilir ad ve terim açıklamaları, seyrek notlar
Ders için: kapsamlı giriş, kronoloji, kaynakça, metin ve bağlam notları
Şiir ya da drama için: ölçü, sahneleme, söyleniş ve biçim hakkında açıklamalar
Tarihsel ya da coğrafi yoğunluk için: harita, kişi dizini, sözlükçe ve zaman çizelgesi
Kesintisiz okuma için: ana metinden kolayca ayrılabilen, gerektiğinde başvurulan notlar
Bütün çevirileri okumadan nasıl karşılaştırma yapabilirsiniz?
Aynı üç pasajı iki ya da üç adayda okuyarak tekrarlanabilir, sınırlı bir karşılaştırma yapabilirsiniz. Bu bilimsel olarak doğrulanmış evrensel bir test değil, türe göre uyarlanması gereken pratik bir editoryal yöntemdir. The Same Passage, aynı yapısal konumları karşılaştırmak için bir açılış, belirgin bir sahne ve ünlü bir yorum düğümü seçiyor. Siz de pasajları sayfa numarasına göre değil, bölüm, sahne, kitap veya dize gibi ortak yapısal konuma göre eşleştirin.
İlk pasaj için açılışı seçin; anlatıcı sesini, cümle hareketini, dize düzenini ve ilk anda ne kadar rahat yön bulduğunuzu kaydedin.
İkinci pasaj için diyaloglu ya da duygusal bir sahne seçin; karakterlerin ayrışmasını, dil düzeyini, tonu ve toplumsal ya da ahlaki adlandırmaları karşılaştırın.
Üçüncü pasaj için eserin en zorlayıcı özelliğini taşıyan bölümü seçin: tartışma, belirsizlik, mizah, koro, sözcük oyunu, tekrar, terim yoğunluğu veya güç bir şiir biçimi olabilir.
Her pasajdan sonra beş kısa başlık açın: ses, açıklık, ritim veya biçim, tekrar eden terimler ve notların yararı. Her aday için yalnızca üstünlük yazmayın; bir kazanç ile bir bedeli yan yana kaydedin. Örneğin “hızlı akıyor” gözleminin yanına tekrarların silikleşip silikleşmediğini, “kaynak dokusu hissediliyor” gözleminin yanına cümle ilişkilerinin ne kadar kolay izlendiğini ekleyin. Böylece puan tablosu kişisel zevki gizlemez, onu amacınızla ilişkilendirir.
Open University dersi, eşleştirilmiş bir pasajın anlam, söz dizimi, ölçü, kültürel açıklama ve not kullanımındaki ayrımları görünür kılabildiğini gösteriyor. Çevirmenin yöntem yazısı beyan edilen öncelikleri anlatır; seçilen pasajlar ise bu önceliklerin metinde nasıl göründüğünü sınamanızı sağlar. Yine de örneklem sınırlıdır: uzun bir eserdeki bütün kararları temsil etmez. Bu karşılaştırma hangi metni okumak istediğinizi gösterebilir; bilmediğiniz bir kaynak dile karşı doğruluğu tek başına onaylayamaz.
En iyi çeviri kalıcı bir kazanan değil, görünür ödünleri şu an istediğiniz okumaya uyan doğrulanmış versiyondur.
Son kararınızı hangi kuralla vermelisiniz?
Son karar kuralı şudur: Kimliği ve kapsamı doğrulanmış adaylar arasından, açıklanan amacı ile pasajlarda gördüğünüz ödünleri bu okumanın önceliklerine en iyi uyan versiyonu seçin. Önce kapsamı uymayanları çıkarın; tam metin gerekiyorsa kısaltmayı, kesintisiz okuma istiyorsanız aşırı yoğun çalışma baskısını eleyebilirsiniz. Sonra üç pasaj notlarını, nazım veya düzyazı tercihinizi, yardımcı malzeme ihtiyacınızı ve çevirmenin yöntem açıklamasını birlikte değerlendirin.
Kararınızı “Bu çeviri en iyisi” diye değil, amaç ve ödün diliyle ifade edin: “İlk okumam için bunu seçiyorum; çünkü karakter sesleri ayrışıyor ve notlar yeterince kısa, fakat diğer aday tekrarları daha görünür tutuyor.” Nihai bir çeviri bulunmadığı düşüncesi, kalıcı bir kazanan aramak yerine farklı yorum ve üslup öncelikleri arasında seçim yapmayı destekler. Edebî çeviri kısmi bir yorum olduğu için, sorumlu biçimde hazırlanmış farklı versiyonlar farklı okuma amaçlarına uyabilir ve yine de birbirinin aynısı değildir.
Başka bir karşılaşmada başka çeviri seçmek tutarsızlık değildir. Yeniden okuma, ders, sahne performansı veya kaynak dille karşılaştırma farklı bir öncelik sırası kurabilir. Ödev, akademik çalışma, yayın ya da resmî sahneleme söz konusuysa öğretmenin, editörün, yönetmenin veya kütüphanecinin baskı şartlarını kontrol edin. Kaynak dilin anlamı ya da metin tarihi üzerine kesin bir iddia kuracaksanız kısa örnekleri son söz saymayın; uygun kaynak dil uzmanlığından ve bağımsız çalışmalardan yararlanın.
Sık sorulan sorular
Klasik bir eserin çevirisi nasıl seçilir?
Önce okuma amacınızı belirleyin; ardından çevirmenin adını, çevirinin ilk tarihini, baskı tarihini, revizyon durumunu ve metnin tamlığını doğrulayın. Biçimi, giriş ile notları inceleyip iki ya da üç adayda aynı üç pasajı karşılaştırın. Amacınıza uyan kazanç ve ödün dengesini gösteren baskıyı seçin.
Yeni çeviri eski çeviriden genellikle daha mı iyidir?
Hayır, yayın tarihi tek başına kalite puanı değildir. Yeniden çeviri dili yenilemek, değişen normlara cevap vermek, başka bir yorum sunmak, sorunları düzeltmek veya yeni bir kaynak baskı kullanmak amacıyla hazırlanabilir. Bu gerekçeler belirli bir yeni versiyonun otomatik olarak daha doğru ya da okunabilir olduğunu kanıtlamaz.
Sözcüğü sözcüğüne çeviri daha mı sadıktır?
Her zaman değil; sözcüklerin anlam aralıkları, söz dizimi, çağrışımlar, kültürel bağlam, ses ve biçim diller arasında mekanik biçimde eşleşmez. Sadakati anlam, anlatıcı sesi, belirsizlik, imge, tekrar, dil düzeyi ve biçim gibi ayrı sorumluluklar üzerinden değerlendirin. Yalnızca kelime sırasına yakınlık yeterli bir hüküm değildir.
Şiir veya destan çevirisinde nazım mı, düzyazı mı okunmalı?
Seçim istediğiniz deneyime bağlıdır. Nazım ritmi, dize sonlarını ve ses düzenini öne çıkarabilir; düzyazı anlatı veya düşünce hareketini daha kesintisiz sunabilir, ancak iki sonuç da kendiliğinden oluşmaz. Birkaç pasajı yüksek sesle okuyup hız, açıklık, ses ve biçim arasındaki ödünü karşılaştırın.
Kaynak dili bilmeden çeviriyi değerlendirebilir miyim?
Evet; ses, açıklık, ritim, biçim, tutarlılık, açıklanan yöntem ve notların yararı hakkında güçlü bir okur değerlendirmesi yapabilirsiniz. Ancak kısa örnekler, bilmediğiniz kaynak dile karşı doğruluğu tek başına kanıtlamaz. Böyle bir hüküm için kaynak dili bilen uzmanların incelemeleri ve metin tarihine ilişkin güvenilir çalışmalar gerekir.
Kaynaklar ve Atıflar
Bu yazı hazırlanırken aşağıdaki kaynaklardan yararlanılmıştır:
Kendimizin aradığı ama bulamadığı okuma rehberlerini yazıyoruz. Önerilerimiz güvenilir kaynaklara ve bibliyografik kayıtlara dayanır; bir konu zevk meselesiyse bunu açıkça söyleriz. Yapay zekâ araştırmaya ve taslağa yardımcı olur, her rehber yayımlanmadan önce kaynaklarıyla karşılaştırılır.